10 Oca Wellness
Türkçe’de kısaca ‘’esenlik’’ anlamına gelir. Wellness terimi ilk defa, Dr. Halbert Dunn tarafından 1961’de yayınlanan ‘’Yüksek Seviye Wellness’’ adlı kitapta kullanılmıştır. Dr. Dunn wellness’i fiziksel ve psikolojik esenliği geliştirme ve sürdürme çabası için bir yaşam süreci olarak görmüştür.
Dünya Sağlık Örgütü’nün tanımına göre, ‘wellness’ “sadece hasta olmamak değil; fiziksel, zihinsel ve sosyal bakımdan da iyi olma durumudur.” “Wellness” sadece hasta ve güçsüz olmamak değil kişinin bedenen, ruhen ve sosyal yönden tam bir iyilik halidir.” – Dünya Sağlık Örgütü.
Herkes kendinden emin ve mutlu olmak ister, wellness kavramı da bu iyi olma haline işaret eder.
“Wellness”, sağlıklı ve tatmin edici bir yaşamın farkında olmaya ve böyle bir yaşam için tercihlerde bulunmaya yönelik aktif bir süreçtir. “Wellness” hasta olmamanın ötesinde; dinamik bir değişim ve gelişim sürecidir. İyi veya tatmin edici bir varoluş durumudur; sağlık, mutluluk ve başarı özelliklerini taşıyan bir durumdur.
Birçok çalışmaya göre, depresyon dünyadaki en yaygın sağlık sorunudur. Bu sorun çoğunlukla uykusuzluk, stres, yetersiz beslenme, hareketsizlik, obezite, kalp hastalıkları vs. şeklinde ortaya çıkıyor.
Wellness kişinin yaşı, bedeni veya dış görünüşünden bağımsız olarak, yaşamın mihenk taşıdır. Nasıl göründüğümüzü, hissettiğimizi, insanlarla nasıl etkileşim kurduğumuzu sosyal ve iş hayatımızda başarılı olma şeklimizi belirleyen “wellness”tır.
“Wellness” bütün benliğin bilinçli gelişimidir. “Wellness” yolculuğuna çıkmak sizi daha sağlıklı ve daha mutlu bir insan yapacak uygun araçları arama ve bu araçları sürekli büyüme ve gelişme için kullanmak için kendi etkili yöntemlerinizi keşfetme sürecidir.
Wellness, yaşam kaliteniz için sorumluluk üstlenmede ilk ve öncelikli bir seçim olarak düşünülebilir. Sağlıklı bir yaşam şekli, bilinçli istek ve kararlar almakla başlar.
Wellness bir eğilim yönüdür. Esenliği yüksek seviyeleri taşıyan, değişik yaşam alanlarında önemli prensipler öğretebilen bir yatkınlıktır.
Wellness; kendi kendine yetme, sıradan hal ve kendine merhamet, sıkıntı ve tembellik durumlarında doktorlara ve ilaçlara olan bağımlılık için bir alternatiftir.
Wellness, bir seçimdir; optimal sağlığa doğru hareket etmek için verdiğiniz bir karardır.
Wellness, farkındalığın bir aktif sürecidir.
Wellness, yaşam için bir yoldur; esenlik için en yüksek potansiyelinizi elde etmek için tasarladığınız bir yaşam biçimidir.
Wellness, bir süreçtir. Son noktası olmayan bir gelişim farkındalığıdır. Değişim ve dönüşüm için dinamik bir süreçtir.
Wellness; beden, beyin ve ruhun birbirine daha da yakınlaştırılmasıdır.
Wellness, kendinizi sevmeyi kabul etmektir.
Wellness, yaşamın kaliteli yolu içerisinde esenliğin tüm boyutlarını bir bütün olarak değerlendirir. Genel anlamda, wellness farklı alanlarda, dolu, anlamlı ve kişisel potansiyellerini en yüksek seviyelere çıkarmak için hayatı yaşama kabiliyeti olarak anlamlandırılır. Wellness, sürekli kendini geliştirmeyi hedefler ve bu gelişimi artırmak için değişiklikler sunar.
Yaşam süresi içerisinde fiziksel, entelektüel, duygusal, sosyal, mesleki, ruhani ve çevresel durumu dengede tutmayı amaçlar.
Kişinin ‘sağlıklı’ olması, hayatında sorunlar ya da zorluklar olmadığı anlamına gelmez. Daha ziyade sağlıklı yaşama sahip bireyler, bu zorluklarla başa çıkmada daha iyi olanlardır. Dolayısıyla sağlıklı bir bireyin zor zamanları aşabilmesi için ona yardım eden bazı kişisel özellikleri, kaynakları ya da araçları olduğunu söyleyebiliriz. Wellness, ayrıca hayattaki zorluklarla başa çıkabilen ve onlardan kurtulabilen dirençli bir birey olmak anlamına da gelir. Hastalık ve sağlık ayrı şeylerdir. Bir hastalığınızın olup olmamasından bağımsız bir şekilde, sağlığınız sizin için önem arz etmelidir.
Kişisel bakım, yetenek kazanma ve kendini anlama yoluyla hayatınızla ve kendinizle ilgili nasıl hissettiğinizi değiştirebilirsiniz.
Kendinden şüphe etme, karamsarlık, hayallerini göz ardı etme, gerçekleştirilen hedeflerden çok maddiyata önem verme; zihinsel ve duygusal engeller arasında yer alır. Bu engeller kendinizi iyi hissetmenizi, duygularınızı rahatça yaşayıp ifade etmenizi engelleyebilir. Sigara, uyuşturucu gibi kötü alışkanlıklar ve hareketsizlik, fiziksel açıdan kendinizi zinde hissetmemenize neden olur. Yetersiz başarılar, sınav kaygısı, yetersiz öğrenme deneyimleri yaratıcılığınıza ve düşünsel sağlığınıza ket vuran engellerdir. İlişki bağımlılığı, düşük özsaygı, kaygı ve fiziksel şiddet sosyal sağlığınızı etkilerken sizi sağlıklı ilişkiler kurmaktan alıkoyar. İş ile özel yaşam arasında denge kuramamak, ikiyüzlü davranış şekli ve karamsarlık ruhsal engeller; eğitim seviyesi, yeterince çalışamama, işsiz kalma ya da fazla çalışma ise mesleki engeller arasındadır ve çoğunlukla özsaygı ile doğrudan bağlantılıdır. Tüm bunların yanı sıra yaşadığınız çevrenin istikrarsız bir siyasi ortama sahip olması, toplumsal altyapısının yeterli olmaması, düşük güvenlik ve sağlık standartları iyi yaşamanızı etkileyen çevresel engellerdir.
Tüm bu engeller, wellness adına çıktığınız uzun yolculukta işinizi zorlaştırabilir. Ancak bütün yönleriyle sağlıklı bireylerin asıl amacının bu engellerle karşılaşmamak değil, bunlarla karşılaşıldığında nasıl başa çıkabileceğini bilmek olduğunu unutmamalısınız. Çünkü wellness, hayatta karşılaşılan zorlukların üstesinden gelmek ve daha iyi bir yaşam sürmek için çaba sarf etmek demektir.
“İçimizdeki doğal iyileşme gücü, iyi yaşam için en önemli kaynaktır.” Hipokrat
Sorry, the comment form is closed at this time.